Free Web space and hosting from bz.tc
Search the Web

KURULUŞUNDAN BUGÜNE İZNİK

turkeyC.gif (8638 bytes)

KA.gif (11155 bytes)

KURTULUŞUNDAN BUGÜNE İZNİK

 

  İlkçağın ünlü coğrafyacısı Strabon'a göre (İÖ65-İS23) günümüzdeki adıyla İznik, İÖ.316'da İsken der'in mirasını paylaşmak üzere birbirleriyle amansız bir savaşa girişen komu tanlarından Antigono Monophthalmos tarafından kuruldu. Çağın koşulları gereği kente kurucusundan dolayı "Antigonia"denildi.
 ...Gerçi Semavi Eyice'nin araştırmalarında Notitia Episcopatuum adı verilen bir piskoposluk listesine dayanarak aktardığı bilgilere göre, İznik'in yerinde daha önce "Helikore"adında bir antik kent bulunmaktadır.Ne varki bu bir savdır ve kentin kuruluş   tarihiyle ilgili olarak Strabon'un yazdıkları kabul görmektedir.
 ...Antigonia'nın bu adının yalnızca on beş yıl kadar sürdüğü anlaşılıyor. Monoph-thalmos'un aç gözlülüğüne karşı birleşen İskender ardıllarının önderi Lysimakhos, İÖ 301'de Hypsos Savaşını kazanınca bu genç kente el koyar ve sevgili eşinin adının ölümsüzleşmesini istediğinden,Antigonia adını "Nikaia" olarak değiştirir.


  
İlk çağda basılan İznik sikkeleri

 

 


Nasuh-es Silahi'nin
 minyatüründe İznik (16yy.)

 

MÖ.279'da Bithynia Kralı Zipoites,Nicaia'yı ele geçirdi. Nicaia bir süre Bithaynia Krallığına başkentlik de yaptı.Adına altın sikkeler basıldı ve bundan böyle tarihte "Altın Şehir" ünvanı ile anıldı.Nicaia Bithynia Krallığı ile Roma İmparatorluğu arasında uzun yıllar devam eden savaş lara sahne oldu.Sonuçta,Bithynia ordusu,General Lucullus komutasın daki Roma ordusuna yenildi.Şehir MS. 259 yılında Gotların saldırısına uğradı.Bunun üzerinde Romalılar, Bithynia Krallığı zamanında başlatılan ve MS. 123 yılında meydana gelen depremde büyük hasar gören sur ları daha güçlü olarak inşa ettiler.Şehri 4 ana ve 12 tali kapısı bulunan

4970 m. uzunluğunda bir sur ile çevirdiler.İznik Çağlar boyunca pek çok değişimin mekanı olmuştur. Örneğin(İS 303) yıllarında  Roma'nın güçlü imparatorlarından Diocletianus (284-305),puta tapanların tek tanrıcılığa karşı son  direnişinin Nikaia'da sergiledi. Kentte topla dığı Konsil'de alınan kararlar doğrultusunda,Hıristiyan inancının devletin egemen  ideoloji sine yönelik tehdidi  savuşturmak amacıyla "Nikaia fermanları"nı yayımladı. Bu fermanlarla "odoratio"denilen imparatorlara tapınım yöntemleri bazı kurallara bağlandı. Çok tanrıcılığın gelenekleri arasında bulunan"kuban törenleri"ne katılım, Hıristiyanlar için de zorunlu kılın dı.İznik,Hıristiyan alemi açısından da ayrı bir öneme sahiptir. İmparator büyük Contan tinus(306-337),İS 313'te ansızın Hıristanlığı  kabul etmesinden sonra kendi iktidarına destek olan Hıristiyanlara  bir takım haklar tanıyan "Milano Fermanları"nı yayımladı.Daha sonra Hıristiyanlığın belli bir disiplin altına alınması için birinci konsil İznik'te topladı. Konsil, MS. 325 tarihinde 218 piskoposun katılımıyla İznik'te yapılmıştır.Hıristiyanlık dinine  hayat veren ve "İznik Yasaları" adıyla bilinen 20 maddelik karar Senatüs Sarayında

alınmıştır. İmparator I.Konstantinus'un huzurları ile yapılan I.Konsil şiddetli tartışmalara sahne olur. İskenderiyeli din adamı Arius'un "Hz. İsa'nın sadece bir insan olduğu ve tanrıdan dünyaya  gelmediği"
şeklindeki kısa sürede taraftar toplayan tezi,toplan tıya katılan piskoposları çileden çıkarır.Sonuçta bu gün de savunulan Hz.İsa'nın tanrının oğlu olduğuna dair sav kabul görür.Arius ve arkadaşları toplantı dan kovulur.Daha sonra 787 tarihinde Bizans İmparatoriçesi Eirene (780-802) yedinci konsil'i önce İstanbul'da topladı; ama sonra İznik'e taşıma
gereğini duydu.Konsil İznik'teki Ayasofya Camii'nde










7.Konsil'in toplandığı Ayasofya Camii

yapılmıştır. Kısacası İznik Hıristiyanlar açısından önemli bir dini cazibe merkezidir. MS.476 yılında Üç kıtada geniş sınırlara dayanması nedeniyle her konuda güçlüklerle karşılaşan Roma İmparatorluğu, Doğu ve Batı Roma İmparatorluğu olarak ikiye ayrılınca, İznik sonradan Bizans adını alan Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde kaldı.Nikaia Bizanslıların elinde büyük imar gördü.Şehirde kiliseler,su yolları ve sarnıçlar yapıldı.

Selçuklu Sultanı Alpaslan'ın Bizans ordularını Malaz girt'te 1071'de yenmesinden sonra,Selçuklular Xl.yüzyılın sonlarında Bizans içlerine kadar yürüdü ler. Kutalmışoğlu Süleyman Şah,1075 tarihinde Nicaia'yı aldı ve 1080 yılında Selçuklu devletinin başkenti yaptı.Adını da Nicaia'nın izi anlamında "İznik" olarak değiştirdi. Böylece İznik,Anadolu'da ilk Türk başkenti oldu.1097'nin Haziranında 600.000 kişilik,batının büyük şövalyelerinin komutasında (Godefroi de Bouillon, Toulouse'lı Raymond, Norman diya'lı Robert ve Vermandois'lı Hugue) büyük ve


 
Ayasofya'nın Kuzey Duvarındaki Fresk

düzenli I. Haçlı ordusu,kenti Türklerin elinden geri alıp yağmalamadan Bizans İmparator u'na teslim ettiler. Haçlıların Nikaia/İznik kuşatması ve fethinin Anadolu ortaçağ tari hinde önemli bir yeri vardır; ilk defa bu münasebetle Batılılar büyümekte olan Türk gücüyle karşı karşıya gelmişlerdir.Bir asır sonra,1182'de, Bizans tahtını gasp etmek isteyen I.Andronikos Komnenos'un (1183-1185) başkente ilerleyişinde Nikaia/İznik, yasal imparator Genç II.Aleksios'un (1180-1183) tarafını tutunca, kötü bir şekilde ceza landırıldı.Kaynaklara göre, "bağlarda üzüm salkımları yerine, gömülmeleri yasaklanmış, insan cesetleri sallanıyordu".Nikaia sırasıyla Bithynia Krallığı,Roma ve ardından Bizans imparatorluklarının egemenlik alanına girmiştir.Haçlıların İznik'i alıp Bizanslılara bırakmasıyla II.Bizans dönemi başlamış oldu.Selçuklu Türkleri,şehri ancak 22 yıl kadar ellerinde tutabildiler.IV.Haçlı Seferine katılan Latinler, Anadolu içlerinde kan dökmekten se Constantinopolis'i(İstanbul'u) yağmalamayı yeğlediler ve burayı işgal edip Latin İmpa ratorluğunu kurdular(1204).Bizans'ın saltanat soyu Theodoros Lascaris, İznik'e kaçtı ve burada imparatorluğunu ilan etti.İznik, böylece 57 yıl boyunca başkenti Latin işgali altında olan Bizans İmparatorluğu'nun yönetim merkezi oldu.Bu dönemde surlarda önemli onarımlara girişildi ve surların önüne bir ön duvar (ön sur) inşa edilerek şehrin korunması güçlendirildi.Başkent İznik'te Theodoros Laskaris'den sonra dört imparator tahta çıktı. Sonuncu olan VIlI. Michael (1259-1282),1261 yılında İstanbul'u (Constantinopolis) yeni den ele geçirerek Latin İmparatorluğu'na son verdi. Böylece Constantinopolis yeniden Bizans İmparatorluğu'nun başkenti oldu.

 Yıllar boyunca İznik'in Tarihsel Dönemleri

 Helenistik Çağ
                              (Yunan devri)

(M.Ö. 316-281)

   Roma devri

(M.Ö. 281.395)

 Bizans devri

(395-1081)

Selçuk devri

(1084-1097)

 Bizans devri

(1097-1332)

 Osmanlı devri

(1332-1922)

                                
 HÜKÜMDARLAR ZİNCİRİ VE İZNİK

ROMA ve BİZANS İMPARATORLARI

27-14 Oğtist
14-37 Tiberyüs
37-41 KaIigüla
41-54 Klodytls
54-68 Neron
68-69 Velba,Oto,Vitelyüs
69-79 Vespalyanüs
79-81 Titüs
81-96 Domitiaüs
96-98 Nerva
98-117 Trayanüs
117-137 Hadriyaııüs
138-161 Antonius Pius
161-180 Marküs Drelyüs
180-192 Kümodüs
193-193 Pertinak,Diyadüs,Jülianüs
193-211 Septinyüs Severüs
211-217 Karakalla
217-218 Makrinüs
218-222 Helyoğobalüs
222-235 Aleksander Serevüs
23 -238 Maksimüs Toraks
238-238 Maksimüs,Baldinüs Serdyanüs 
238-244 Sordyanüs nt.
244-249 FilipUs
249-251 Deçytis
251-253 Gallüs Emliyantis Valerianüs
268 Galliantls-270 Klardintis
275 Orelyanüs-276 Tadnüs
276 Ftaryantls
282- Probtlş
283-Karus-284 Nüıneryanüs
285 Karinüs-305-Dlyokletyanüs
306 Konstantin I.-306 Klorüs,Valeryüs
324 Valerytis,Maksimüs
324 Konstantin,Lisinyüs 
324 Maksimyaflüs,Maksentiytis
337 Konstantin 7.
 
       BATI ROMA
355 Valentinianyüs III.
423 Eaneryüs
455 Petranyüs,Maksimüs
456 Arittus- 461 Mayaryafltis
465 Libyüs Severüs
472 Antenyüs
473 Olibriyüs
475 Jtilytis NepasGllseıytis
            *******

    
Orhan Gazi(1326-1360)

Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk dönemlerinden itibaren İznik,ilgi çekici bir merkez olarak hep fethedilmek istendi. Dolayısıyla Osman Bey zamanında bu önemli kenti ele geçirmek amacıyla seferler düzenlenmişse de,ancak İznik Sultan Orhan Bey (1326-1362) zamanında 1331 tarihinde fethedildi.Böylece İznik 234 yıllık bir aradan sonra yeniden Türk idaresine girmiş oluyordu.Osmanlı Sultanı I.Beyazıt'ın (1389-1402)Ankara Savaşı'nda (1402) Moğol hükümdarı Timurlenk'e (1370-1405) yenik düşmesiyle,İznik de Moğol yağmalarından kaçamamıştır.1423'te kent, II.Murat'ın (1421-1451) kardeşi Şehzade Mustafanın ayaklanmasına tanık olmuştur.Karamanlı, Germiyen Beylikleri ve Bizans devleti tarafından da desteklenen Şehzade, yakalandığı zaman kentin kapılarından birinin önündea sılmıştır. 1331' deki fetihle şehrin kadısı olan Hayreddin(öl.1386),Çandarlı ailesinin de kurucusudur.Bu aile İznik'in Osmanlı  tarihinde önemli bir yer tutar.Padişaha bizzat hizmet vermiş olan vezirleri ve paşaları,şehirde birçok önemli yapıların hamileri dir.İznik'in Orhan Gazi(1326-1362) tarafından alınmasından

hemen sonra kentin fiziksel dokusu değişmeye başladı.Çoğu sosyal amaçlı bir çok vakıf eser inşa edildi.Bu eserlere Hüdavendigar livası içinden bazı köylerin vergi gelirleri tahsis edildi.Örneğin Kirmastı (M.K.Paşa) kazasına bağlı Bacı köy,Eğri-çay,Hüseyin,Katır özü, Yumak,Muğrı(Moru) köyleri Orhan Bey tarafından İznik'teki Kara-oğlan Zaviyesine vakf edilmişti.Bu köylerden elde edilen buğday;nohut,mercimek,meyve ve bağ ürünlerinin vergi için ayrılan bölümü ilgili zaviyeye gönderilirdi.Tüm vakıf eserlerin toprak ve kira gelirlerinin İznik'in iktisadi hayatını canlandırdığını söyleyebiliriz.Bu düzenli gelir kaynakları bu eserlerin yüzyıllar boyunca geçirdikleri onarım için finansman sağladığından,mimar ve sanatkarların da mevcudiyetini beraberinde getirmişti.Nikaia/İznik özellikle II.Murat ve Çandarlılar döneminde tepeden tırnağa imar edildi ve birçok cami,medrese,han,hamam bu dönemde yapıldı.İznik,İstanbul'dan Anadolu'ya uzanan sefer ve kervan yolunun üzeri nde önemli bir durak ve konaklama merkezi oldu.Keza XIV-XVI.yüzyıllarda İznik, Türk kültür hayatında önemli bir yere sahipti.Birçok ulema ve şairin yetiştiği bir kültür merke zine dönüşmüştür.Çağın en ünlü alimleri İznik'teki medreselerde ders vermeyebaşlamış lardı.Bu yüzden de İznik'e "Ulema Yuvası" (Alimler Diyarı) denmiştir.XVI. yüzyılda İznik, doğuya giden başlıca ticari yol üzerinde önemli bir merkez olmuştur;bu durum şehre zenginlik ve refahı getirmiştir.Ayrıca iki yüzyıla yakın bir süre boyunca üretilen çiniler de şehrin ünlenmesinde büyük bir katkıda bulunmuştur.Zamanın bir çok seyyahlarının da bize aktardıkları gibi çini sanatının en güzel örnekleri,en yetenekli ustalar tarafından burada yapılıyor ve Osmanlı İmparatorluğu'nun her yanına gönderiliyordu. Ancak,16.yüz yıldan başlayarak Osmanlı vakıf düzeninde ortaya çıkan olumsuz gelişmeler,İznik'teki bu altyapı tesislerini de etkiledi.Vakıf görevlilerince yapılan yolsuzluklar,vakıf arazilerinin taşrada ayın ve eşrafın eline geçmesi başlıca sebeplerdendir.İstanbul'un fethi ve Anado lu'daki Osmanlı egemenliğinin pekişmesinden sonra,İznik'in önemi azaldı.Diğer taraftan Kara Halil Paşanın idamı,Çandarlı ailesinin nüfuzunun sarsılmasına sebep oldu.Şehrin köklü ve zengin aileleri de İstanbul'a göç etmeye başlayınca İznik gerileme sürecine girerek XVI.yüzyıl sonlarından itibaren boşalmaya ve eski zenginliğini kaybetmeye başla dı.XVII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren İznik gerilemeye başlamıştır. Ticari ve hac yolu üzerinde bulunmaması,çiniciliğin eskisi gibi yapılamaması ve özellikle bölgedeki bataklık tan yayılan sıtma hastalığı bunun başlıca sebepleridir.Uzunca bir süre unutulmuş, bakım sız kalmış ve nüfusu azalmış olan İznik hakkındaki başlıca bilgiler yabancı seyyahların izlenimleridir.Surlar içinde daha çok ekilmiş bahçeler ve bunların arasında ev kalıntıları bulunmaktaydı; kısıtlı nüfusun başlıca geçim kaynaklarından biri Bizans devrinden beri devam eden ipekçiliktir.XIX. yüzyılda iyice küçülen İznik'te, Türk,Rum ve Ermenilerden oluşan halk,genelde bahçecilik ve ipekçilikle uğraşmaktaydı. Kurtuluş Savaşı sırasında İznik oldukça zor günler geçirmiş,21 Eylül 1920'de gelen Yunanlılar şehri tamamiyle işgal edememişlerdir. Yaklaşan düşman birlikleri karşısında kaçmaya mecbur kalan İznik halkı kentin yakılmasına tanık olmuş ve geri dönmeye zorlanmışlarsa da baskılar sonucunda yeniden kaçmayı başarmışlar ve arkalarından İznik, bir kez daha yıkılmıştır.Bu vahşetli günlerde şehrin tarihi eserlerinin bir kısmı artık yenilenemeyecek şekilde zarar görmüştür Savaş sonunda harap durumda olan İznik'in Hıristiyan halkı göç etmiş,Türk nüfusu ise azalmaya başlamıştır.

******


    Osmanlı döneminin sonlarına doğru giderek gerileyen,özellikle "çinicilik"teki üstünlüğünü yitiren kent, Cumhuriyetin ilk yıllarında Yenişehir'e bağlı bir bucak merkezi iken,15 Mayıs 1930 tarih ve 1612 sayılı yasa ile ilçe merkezi yapılarak Bursa'ya bağlanmıştır.Bursa ilinin bir ilçesi olan İznik,bu tarihten sonra Rumeli göçmenlerinin yerleşim yeri olmuştur.Uzun süre fazla değişim göstermeyen ve 1960'lı yıllarda hızla gelişmeye başlayan İznik'te bağcılık,zeytincilik,meyve,sebze ve tahıl üretimi yapılmaktadır. Eskiden en önemli geçim kaynaklarından olan balıkçılık, günümüzde ancak geleneksel olarak sürdürülmektedir. Önemli bir turizm durağı olan İznik,her geçen gün daha fazla yerli ve yabancı ziyaretçi akınına uğramaktadır.